Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü’nün pandemi döneminde çevrim içi olarak düzenlediği, “Edebi Kazılar” söyleşilerinin bu ayki konuğu Çağdaş Türk Edebiyatı’nın önemli temsilcilerinden Irmak Zileli oldu.
Çevrim içi düzenlenen ve Bursa’nın yanı sıra farklı illerden edebiyat tutkunlarının da takip edebildiği söyleşide Zileli Melisa Ceren Hasmaden’in sorularını yanıtladı ve son kitabı “Son Bakış” isimli romanını anlattı. Tina isimli göçmen bir kadının hayatı etrafında ördüğü romanın konusu ve gerçekliğin nasıl bir kurmaca romana dönüştüğünün ipuçlarını veren Zileli, “Son Bakış” ta içselleştirilmiş iktidar korkusu temasını ele aldığını söyledi.
Tina karakterini yaratırken bir geçeklikten,
yaşanmış bir olaydan esinlendiğini ifade eden Zileli, “Meselesi olan bir
yazarım. Daha önceki kitaplarımda da hep bir meselem oldu. Daha önce meselenin
etrafında hikaye kurgularken bu defa hikayem vardı ve meselenin etrafında
dolaştırdım. Tina patronundan korktuğu için ölen bir kadındı. Onun hayat
hikayesini araştırdıkça, onun ailesini, çocukluğunu düşünüp kuşaklar boyu
geriye giden tarihsel bir kazı da gerçekleştirmiş oldum. İçselleştirilmiş
iktidar korkusunun çağlar boyu sürdüğünü, bu korkunun insanın içine nasıl
yerleştirilmiş olduğunu aktarmak istedim” diye konuştu.
Başkalarının hayatlarını yazmanın, yazarı kendine derinden bakma şansı
verdiğini ifade eden Zileli “Ben ve öteki arasındaki ilişki geçişken ve
karmaşık bir durum. Yazar bazen kendinden yola çıkarak başkasını daha iyi
anlar, bazen de başka hayatlardan yola çıkarak kendini daha iyi anlayabilir”
dedi.
Irmak Zileli ilk kitabından bu yana yazın yolculuğu hakkındaki bir soruyu ise
şöyle yanıtladı: “Değişmeye, dönüşmeye, öğrenmeye hep gönüllü olduğum bu
yolculukta, iktidar sorgulamalarım belki de değişmeyen en önemli husus oldu.
Geriye dönüp baktığımda, orada el yordamıyla, sezgileriyle yazan bir Irmak
Zileli görüyorum. Şimdi ise daha bilinçli ve mükemmeliyetçi yazar. Ancak ne
olursa olsun her defasında yeni bir şey yapmaya çalışıyorum. Örneğin “Son
Bakış” ta dört dakikayı yüz elli sayfada aktarmaya çalışırken, o dört dakikada
bütün bir yaşamı aktarmaya çalıştım” diye konuştu.